| |
|
|
» Haberin devamı... |
|
|
Isıl İşlem Uygulamaları ve
ÖZET Isıl işlemler odun koruma teknolojisi konuları içerisinde yer almakta olup, önemli amacı ağaç malzemede boyutsal stabalizasyunun iyileştirilmesi ve odunun doğal dayanıklılığının herhangi bir koruyucu madde kullanmaksızın artırılmasıdır. Isıl işlemler sırasında yüksek sıcaklık etkisiyle odun hemiselüloz, lignin vb. komponentlerin bozunmasına neden olacak bir dizi kimyasal değişimler ve reaksiyonlar meydana gelmekte ve odunun yapısında değişimler oluşmaktadır. Isıl işlem proseslerinde uygulanan sıcaklık ve uygulama süresi malzemenin kullanılacağı yere göre seçilmektedir. Genel olarak yüksek dayanıklılık istenen kullanım yerleri için 200ºC’nin üstündeki sıcaklıklar, bina içi kullanımlar için 200ºC’nin altındaki sıcaklıklar uygulanmaktadır. Anahtar kelimeler: Isıl işlem, termal bozunma, yüksek sıcaklıkta kurutma 1. GİRİŞ En eski yapı malzemelerinden olan ağaç malzeme, çoğu kullanım yerinde mantar ve böcekler tarafından biyolojik bozunma, açık hava etkileri, yanma ve daha önemlisi çalışma adı verilen boyutsal stabilitenin azalması gibi birçok etki altında kalmaktadır. Aslında ağaç malzeme doğada, nemli ortamlarda kullanılmak üzere dizayn edilen higroskopik bir kaynaktır ve doğa, biyolojik, ısıl, su kaynaklı, fotokimyasal, kimyasal ve mekanik bozunmalar yolu ile zamanla odunu bozunmaya uğratacak şekilde programlanmıştır. Herhangi bir kaynağın özellikleri, o kaynağın komponentlerinin kimyasal özelliklerinin sonucu olduğundan, ağaç malzemede de hücre çeperi polimerleri olan selüloz, lignin ve hemiselülozlar bozunmaya uğradığında ve yapıları değiştirildiğinde ağaç malzemenin özellikleri de değişecektir [1]. Bugüne kadar birçok metod ve proses, odunun çeşitli özelliklerini iyileştirmek üzere geliştirilmiş bulunmaktadır. Bunların birçoğu çeşitli kimyasal maddeler kullanılarak odunun yapısının kimyasal olarak değiştirilmesine dayanmaktadır. Kullanılan kimyasal maddelerin özelliklerine bağlı olarak, bu teknikler önemli çevresel problemler yaratabilmekte ve üretim maaliyetlerinin önemli oranda yükselmesine neden olabilmektedirler. Bu kimyasal maddelerin olası zararları ve maliyetleri nedeni ile herhangi bir kimyasal madde ve biyosid kullanmaksızın odunun boyutsal stabilitesinin artırılması ve biyolojik bozunmaya karşı direncinin iyileştirilmesi günümüzde tüm dünyada önem kazanmaktadır. Alternatif metodlar arasında ısıl işlem uygulamaları, uzun yıllardan beri bilinen bir metod olmasına karşın, son yıllarda bu konu üzerinde yoğun olarak bilimsel araştırmalar yapılmakta ve ısıl işlem gören ağaç malzemin kullanımı ve pazar payı belirgin olarak artmaktadır. Odunun termal yolla yapısının değiştirilmesi için çeşitli ülkelerde çeşitli metodlar geliştirilmiştir. Hangi metod olursa olsun, odun koruma teknolojisi konuları arasında yer alan ısıl işlem teknolojisi uygulamalarında ana amaç odunun boyutsal stabilitesini ve dayanıklılık özelliklerini iyileştirmektir [2]. 2. ISIL İŞLEM UYGULAMALARI 2.1. Ağaç Malzeme Isıl İşlem Prosesini Etkileyen Faktörler Kullanılan ağaç malzemenin kalite özellikleri ısıl işlemler sonucu elde edilen ürünün de kalitesini doğrudan etkileyebilmektedir. Esas olarak tüm ağaç türü odunlarına ısıl işlem prosesleri uygulanabilir, fakat proses parametrelerinin herbir ağaç türü için optimize edilmesi gerekmektedir. Ağaç türlerinde lignin, selüloz ve hemiselüloz gibi odun bileşenlerinin farklı oranlarda bulunuşu, farklı yıllık halka yapısı, farklı lif uzunlukları vb. değişiklikler ısıl işlem uygulamalarında dikkate alınması gereken hususları oluşturmaktadır. Çam ısıl işlemler için iyi bir ağaç türü olmasına karşın, en büyük problem reçine sızması olarak bilinmektedir. Bu hem ağaç malzemenin planyalanmasında güçlükler çıkarabildiği gibi ısıl işlem ekipmanlarına da zararlar verebilmektedir. Fakat ısıl işlem sırasında odunda reçine miktarının azalışı da bazı kullanım yerleri için avantaj oluşturabilmektedir. Ladin odunu çam kadar ısıl işlemlerde tercih edilmemesine rağmen, özellikle dış kullanımlar için tercih edilen bir ağaç türüdür. Bunun bir nedeni, ladin odunundaki budakların çam odunundakiler kadar ısıl işlemlere dirençli olmayışı ve işlemler sonrasında gevşeyerek düşmesidir. Reçine problemi çamda oluğu gibi ladinde de bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Huş gibi ağaç türleri ise işlemler sırasında güzel renk ve yüzey kalitesi nedeniyle tercih edilmektedir ve çoğunlukla bina içi uygulamalarda kullanılmaktadır. En büyük problem ise işlemler sonrasında dönmelerin meydana gelmesidir. Isıl işlem görmüş kavak odunu ise yine bina içi uygulamalarda ve sauna yapımında tercih edilir. Yeknesak bir rengin elde edilmesinin güçlüğü ve çatlama eğiliminin yüksek oluşu en önemli dezavantajları olarak sayılabilir. Bununla birlikte uygun sıcaklık ve sürelerde işlem tamamladığında bu problemler ortadan kalkmakta ve uygun malzeme elde edilebilmektedir [3,4]. Ayrıca budak gibi kusurlar da önemli faktörlerden sayılmakta ve ısıl işlem uygulanacak ağaç malzemede sadece sağlam ve kaynamış budakların bulunmasına standardlar çerçevesinde izin verilmektedir. Kabuklu budaklar ve düşen budaklara ise izin verilmemektedir. Bununla birlikte, çatlak oluşumları, mavi renklenme, koyu yada açık öz odun oluşumu, diğer renklenmeler, hücre çökmeleri vb. kusurlar da başlangıç materyalinde kabul edilmemektedir [3]. 2.2. Isıl İşlem Prosesi Isıl işlem proseslerinde prensip olarak su buharı ve yüksek sıcaklıklar kullanılır. Proses şartları bu nedenle koroziv özellik taşımakta ve odundan su ve çeşitli komponentler ayrışmakta ve buharlaşmaktadır. Isıl işlemlerde kullanılan ekipmanlar paslanmaz çelikten yapılmakta ve uygulanan yüksek sıcaklıklar nedeniyle özel hazırlanmış radyatör ve güvenlik ekipmanları tercih edilmektedir. Ayrıca, prosesler sırasında odundan ayrışan komponentler koku vb. oluşumlar yarattığından bunları çevre ve insanlara zararlarının minimum düzeyde olması için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir [3].
Yaş haldeki keresteye ısıl işlem uygulamasında genel olarak ilk aşama kurutma aşaması olup, kurutmanın başarısı işlemin başarısını etkilemektedir. Bu fazda uygulanan sıcaklık 100º C’nin üzerinde olduğu için “yüksek sıcaklıkta kurutma” olarak da adlandırılmaktadır [3,5]. Yüksek sıcaklık derecelerinde kurutmada kurutma ortamını, çok az hava katılımı olan su buharı veya saf kızgın su buharı yada kızgın yağlar teşkil eder. Saf kızgın buhar içerisinde kurutmada ortamın ıcaklığı ne olursa olsun yaş kerestenin sıcaklığı 100º C’nin üstüne çıkmaz. Kurutmanın sonuna doğru rutubet azaldıkça kereste sıcaklığı yükselir ve ortamın sıcaklığına uyar. Yüksek sıcaklıkta kurutma süresi klasik kurutmaya göre kısadır. Keza yüksek sıcaklık nedeni ile kurutma gerilmeleri daha az etkili olduğundan, kurutma kalitesi de daha iyidir [6,7]. İkinci aşama esas ısıl işlem fazı olup, sıcaklık 185º C ile 215º C - 240º C’ye kadar çıkarılabilmektedir. Isıl işlem sırasında, ister herhangi bir şekilde kurutulmuş keresteye uygulansın, ister yüksek sıcaklıklarda kurutmanın devamı olarak uygulansın, sıcaklık yükselmesi nedeni ile yangın tehlikesi ortaya çıkmaktadır. Bu tehlikeyi önlemek için ısıl işlem ortamı koruyucu madde buharı ile beslenir. Yüksekk sıcaklıklarda saf kızgın buhar içerisinde kurutmada ısıl işlem ortamı, kurutma ortamı olan saf kızgın su buharıdır. Saf kızgın su buharı ısıl işlem aşamasında da koruyucu buhar görevi yapmakta ve odunun yanmasını engellemektedir [6,7]. Asıl ısıl işlem fazının süresi, ağaç türüne, kereste kalınlığına, odunun kullanım yerinin özelliklerine göre değişmekte olup, genellikle 2-3 saattir [3,4]. Kondisyonlama ısıl işlem prosesinin en son aşamasını teşkil etmektedir. Bu fazda, ağaç malzeme kontrollü olarak soğutulmakta ve sıcaklık azalması odunda iç gerilmelere neden olmayacak şekilde düzenlenmektedir. Ayrıca bu aşamada odunun rutubet miktarı yine kontrollü olarak ağaç malzemenin kullanım yerinin özellikleri dikkate alınarak belirlenir ve belirlenen rutubete ulaşması sağlanır. Odunun kullanım yeri ve amacı bilinmiyorsa genellikle %5-7 arasında olması istenmektedir. Uygulanan sıcaklık ve ağaç türüne bağlı olarak bu faz 5 ile 15 saat arasında değişebilmektedir [3,4]. Finlandiya’da VTT ve Finnish Wood Products Industry tarafından geliştirilen, lisansı Finnish Thermowood Association’a ait olan ve ticarette Thermowood olarak adlandırılan ısıl işlem prosesinin aşamaları Şekil 1’de gösterilmektedir.
3. ISIL İŞLEM GÖRMÜŞ AĞAÇ MALZEMENİN ÖZELLİKLERİ Isıl işlem görmüş ağaç malzeme uygulanan ısı nedeniyle birçok özellik kazanmakta, bunların büyük bir kısmı olumlu özellikler olmasına karşın, bir kısmı da istenmeyen özellikler olarak tanımlanmaktadır. Isıl işlem görmüş ağaç malzemede biyolojik bozunmaya karşı dayanıklılık iyileşmekte, denge rutubet miktarı azalmakta, yeknesak renk dağılımı elde edilmekte, boyutsal stabilizasyon temin edilmekte, termal iletkenlik azalmakta, reçine miktarında azalmalar görülmekte ve mekanik direnç değerlerinde azalmalar meydana gelmektedir. Hücre çeperi komponentlerinin kimyasal değişimi tüm bu değişimlerin esas nedeni olarak bilinmektedir (Şekil 2) [2,3,8]. 3.1. Kimyasal Değişimler Isıl işlemler nedeniyle oluşan hidroliz reaksiyonları sonucu hemiselülozlardan asetik asit meydana gelmekte ve bu asit hemiselülozların şeker yapı birimlerine hidrolizinde katalizatör olarak rol oynamaktadır. Ayrıca oluşan bu organik asitler amorf bölgelerde selüloz mikrofibrillerinin depolimerizasyonuna yol açmaktadır. Tanımlanan bu asit hidrolizleri glukoz birimlerini bağlayan bağları parçalamakta ve selülozu daha küçük yapı birimlerine ayrıştırmaktadır. Isıl işlemler sırasında lignindeki fenilpropan birimleri arasındaki bağlar kısmen parçalanmaktadır. Siringil birimleri arasındaki aril eter bağları, guayisil birimleri arasındaki bağlarla karşılaştırıldığında, daha kolay bozunduğu bilinmektedir. Genel olarak bakıldığında, lignin termal bozunmaya karşı en dayanıklı komponentdir. Lignin maddesi sıcaklığın 200º C’yi aştığı durumlarda bozunmaya başlayabilmekte ve beta-aril eter bağları ilk olarak parçalanmaktadır. Yüksek sıcaklıklarda ligninin metoksi miktarı azalır. Kondensasyon reaksiyonlarının meydana geldiği 120-220º C sıcaklık aralığında oluşan odundaki renk değişiklikleri aslında ligninden kaynaklanan reaksiyonların sonucu olmaktadır. Ekstraktif maddelerin çoğu ısıl işlemler sırasında buharlaşabilmektedir [2,3,8-10]. 3.2. Fiziksel Değişimler Isıl işlem görmüş ağaç malzeme genel olarak daha düşük bir yoğunluğa sahip olmaktadır. Buna esas olarak işlem sırasında odunun ağırlığında meydana gelen azalmalar yol açmaktadır. Yoğunluktaki ve odun komponentlerindeki değişimlere bağlı olarak ısıl işlem görmüş ağaç malzemenin direnç değerlerinde de önemli azalmalar meydana gelmektedir. Buna rağmen ağırlık-direnç oranında ise pratik olarak değişimler az olmaktadır. Eğilme direncinde 230º C sıcaklık ve 4 saat süre ile ısıl işlem uygulanan ağaç malzemede %40’lara kadar ulaşan direnç kaybı meydana gelebilmektedir. Sıcaklık 190º C’ye düşürüldüğünde ise azalmalar belirgin olarak düşmektedir. Vida tutma direncinde de yoğunluğa bağlı olarak azalmalar görülmekte fakat bu olumuzluktan deliklerin önceden ve daha küçük açılması ile kaçınılabilmektedir. Bununla birlikte basınç değerlerindeki düşmeler az olmaktadır. Şok direnci ve yarılma dirençlerinde de uygulanan sıcaklığa bağlı olarak %25-40‘a varan kayıplar oluşabilmektedir. Isıl işlemlerin sertlik üzerine etkileri ise yüksek sıcaklıklarda daha belirgin hale gelmektedir [3-5,10]. Isıl işlemler odunun denge rutubet miktarının azalmasına neden olmaktadır. Yüksek sıcaklıklarda (220ºC) uygulanan ısıl işlemler sonucu denge rutubet miktarı normal odunun hemen hemen yarısı kadar olabilmektedir. Isıl işlemler ayrıca çok belirgin olarak radyal ve teğet daralma miktarını da azaltmaktadır [3]. Isıl işlemler sonucunda odun hidrofobik (su itici) malzeme haline gelmekte ve bu esas olarak meydana gelen kimyasal bozunmaların sonucu olarak kabul edilmektedir. Higroskopisitede azalış odundaki hidrofilik (su çekici) bölgelerin özellikle karbonhidratların OH gruplarındaki kimyasal bozunmalara bağlanmaktadır. Ligninin plastikleşmesi ve lignoselülozik polimerik yapıların reorganizasyonu da artan hidrofobik özelliğin nedenlerinden sayılmaktadır [3,11-13]. Isıl işlem görmüş ağaç malzemenin biyolojik bozunmaya karşı direnci genellikle artar olarak bilinmesine rağmen bu konuda çeşitli tereddütler de bulunmaktadır. Çalışmalar ısıl işlem görmüş ağaç malzemenin toprak temaslı uygulamalarda kullanılamayacağını fakat dış maksatlı uygulamalarda toprak temasının olmadığı yerlerde kullanılabileceğini göstermiştir. Bazı çalışmalar ise ısıl işlem görmüş odunu dayanıklı yada çok dayanıklı sınıfa girdiğini göstermiştir. Aslında dayanıklılık konusundaki çelişkiler, kullanılan ağaç türü, uygulanan sıcaklık ve süre, laboratuar yada arazi denemeleri, test süreleri, test edilen biyolojik faktörler (mantar, böcek, termit) vb. değişkenlerden kaynaklanmaktır (Tablo 1). Isıl işlemlerden sonra ağaç malzeme belirgin olarak düşük miktarda hemiselüloz içermekte ve böylece ısıl işlem görmüş ağaç malzeme mantar ataklarına karşı daha dirençli hale gelmektedir. Bununla birlikte hemiselülozların bozunma derecesi, iğne yapraklı ve yapraklı ağaç odunlarındaki hemiselüloz gruplarının farklılığı da direnç değerlerinde farklılıklar olmasına neden olabilmektedir. Biyolojik bozunmaya karşı direnç artışında ayrıca su absorpsiyon kapasitesinin düşmesi ve denge rutubet miktarındaki azalmalar da etkili olmaktadır [3,4,8,9,14,15].
4. ISIL İŞLEM GÖRMÜŞ AĞAÇ MALZEMENİN KULLANIM YERLERİ İyileşen özellikleri nedeniye ısıl işlem görmüş ağaç malzeme endüstriyel potansiyale ve öneme sahip birçok yeni ve çekici fırsatlar yaratabilmektedir. Isıl işlem görmüş ağaç malzemenin en önemli özelliği denge rutubet miktarının düşüşü nedeniyle ağaç malzemede çalışma miktarlarının da düşmesidir. Bu özelliğinden dolayı ısıl işlem görmüş ağaç malzeme boyutsal stabilizasyonun önemli olduğu kullanım yerlerinde önem kazanmaktadır [3-5].
Isıl işlem görmüş ağaç malzemenin özellikleri kullanılan sıcaklığa doğrudan bağlı olduğundan düşük (yaklaşık 190º C) ve yüksek (yaklaşık 220º C) sıcaklıklarda elde edilen malzemenin kullanım yerlerinde de farklılıklar olacaktır. Düşük sıcaklıklarda ısıl işlem uygulanan ağaç malzeme bina elemanları, kuru şartlarda kullanılacak mobilyalar, bahçe mobilyası, sauna elemanları ve kapı-pencere doğramalarında, panjur vb. elemanlarda kullanılabilmektedir. Yüksek sıcaklıklarda ısıl işlem uygulanan malzemes ise dış kapı ve penceler, dış cephe kaplamaları, sauna ve banyo elemanları, döşeme malzemesi, bahçe mobilyası, ses bariyerleri vb. kullanım yerlerine sahip olmaktadır. Tablo 2 ısıl işlem sıcaklığına bağlı olarak odunda meydana gelen özellik değişimlerini göstermektedir [3]. 5. DEĞERLENDİRMELER Esasen odun koruma teknolojisi konuları arasında yer alan ısıl işlem uygulamaları odunun stabilitesini artırmak amacı ile 1950’li yıllarda uygulanmıştır. Aynı yıllarda sırf kurutma süresinin kısaltılması amacı ile kerestenin kurutulmasında yüksek sıcaklık dereceli kurutma metodları uygulanmıştır. Bu metodlardan kızgın hava- buhar karışımı içerisinde veya saf kızgın buhar içerisinde kurutma veya kızgın yağlar içerisinde kurutma metodları çok yaygın olarak denenmiş ve iğne yapraklı ağaç kerestelerinin kurutulmasında 180º C’ye varan sıcaklıklar uygulanarak başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Fakat, bu uygulamalarda kurutma kalitesi için önemli bir kusur sayılan renk koyulaşması meydana geldiği için, yüksek sıcaklık uygulamalarında 120-130º C’nin üzerine çıkılmaması tavsiye edilmiştir [6,7]. Kurutmada yüksek sıcaklık uygulamaları günümüzde tekrar önem kazanmış olup, kurutma süresindeki kısalma ve kalite kayıplarındaki azalma gibi avantajları nedeniyle renk koyulaşmasının önemli olmadığı kullanım yerlerinde tercih edilmektedir. Esasen yüksek sıcaklık derecelerinde kızgın su buharı içerisinde kurutmada ortamın sıcaklığı ne olursa olsun yaş kerestenin sıcaklığı 100ºC’yi geçmemekte, lif doygunluğu rutubet derecesi aşıldıktan sonra yavaş yavaş yükselmektedir. Bu nedenle ısıl işlem uygulamalarında kerestenin sıcaklığı düşük rutubet derecelerine kadar kurutulduktan sonra ısıl işlem için düşünülen sıcaklığa kadar yükseltilebilir. Kereste rutubetinin çok düşük olması nedeni ile yüksek sıcaklıklara tabi tutulan ağaç malzeme daha az higroskopik olmakta ve bunun sonucu olarak daha az çalışmakta ve daha az su absorbe etmektedir. Isıl işlemler son yıllarda bu yüzden popüler işlemler olarak karşımıza çıkmakta ve ısıl işlem gören ağaç malzemenin pazar payı da gün geçtikçe artmaktadır. İyileşen fiziksel özelliklerin yanısıra odunun dayanıklılığı da artmakta ve kullanılabileceği risk sınıfı yükselmektedir (Tablo 1). Bununla birlikte toprakla temas ve ıslak ortamlarda kullanımı ise önerilmemektedir. Isıl işlem görmüş ağaç malzeme çoğunlukla dış ve iç kullanım yerlerinde; döşeme malzemesi, doğrama elemanları, bahçe mobilyası, sauna malzemesi, havuz kenarlarında döşeme elemanları vb. yerlerde önem kazanmaktadır. Endüstriyel olarak büyük ölçekli üretimlerde, yüksek sıcaklık ekipmanlarının temini, yanma ve kömürleşme riski, mekanik dirençlerde azalmalar, uçucu madde salınımları vb. sorunlar çözüldüğünde ısıl işlemlerin ve ısıl işlem görmüş ağaç malzemenin önemi daha da artacaktır. KAYNAKLAR [1] Rowell, R.M. 2005. Chemical modification of wood. In: Handbook of Wood Chemistry and Wood Composites. Ed: Roger M. Rowell. CRC Press, Boca Raton , London , Newyork, Washintgon DC . ISBN 0-8493-1588-3. [2] Kortelainen, S.M., Antikainen, T., Viitaniemi, P. 2006. The water absorption of sapwood and heartwood of Scots pine ad Norway spruce heat-treated at 170ºC, 190ºC, 210ºC and 230ºC. Holz als Roh und Werkstoff 64: 192-197. [3] Thermoodwood Handbook 2003. Finnish Thermowood Association, Helsinki , Finland . [4] Syrjanen, T., Oy, K. 2001. Production and classification of heat treated wood in Finland . In: Review on heat treatments of wood, COST Action E22, EUR 19885, 7-15. [5] Jamsa, S., Viitaniemi, P. 2001. Heat treatment of wood – Better durability without chemicals. In: Review on heat treatments of wood, COST Action E22, EUR 19885, 17-22. [6] Kantay, R. 1980. Ağaç malzemenin yüksek sıcaklık derecelerinde kurutulması. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergi si B Serisi Cilt 30 Sayı 2, 134-151. [7] Kantay, R. 1993. Kereste kurutma ve buharlama.Ormancılık Eğitim ve Kültür Vakfı Yayın No:6, İstanbul. [8] Kamdem, D. P., Pizzi, A., Jermannaud, A. 2002. Durability of heat-treated wood. Holz als Roh und Werkstoff 60: 1-6. [9] Kartal, S.N. 2006. Combined effect of boron compounds and heat treatments on wood properties: Boron release and decay and termite resistance. Holzforschung 60: 455-458. [10] Yıldız, S. 2002. Isıl işlem ugulanan doğu kayını ve doğu ladini odunlarının fiziksel, mekanik, teknolojik ve kimyasal özellikleri. KTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Orman End. Müh. Anabilim Dalı Doktora Tezi, 265 pp., Trabzon . [11] Boonstra, M.J., Tjeerdsma, B. 2006. Chemical analysis of heat-treated softwoods. Holz als Roh und Werkstoff 64(3): 204-211. [12] Kartal, S.N., Hwang, W.J., Imamura, Y. Combined effect of boron compounds and heat treatments on wood properties: Chemical and strength properties of wood. Journal of Materials Processing Technology (basımda) [13] Kartal, S.N., Hwang, W.J., Imamura, Y. Water absorption of boron-treated and heat-modified wood. Journal of Wood Science (basımda) [14] Hakkou, M., Petrissans, M., Gerardin, P., Zoulalian, A. 2006. Investigation of the reasons for fungal durability of heat-treated beech wood. Polymer Degradation and Stability 91: 393-397. [15] Doi, S., Kurimoto, Y., Ohmura, W., Ohara, S., Aoyama, M., Yoshimura, T. 1999. Effects of heat treatments of wood on the feeding behaviour of two subterranean termites. Holzforschung 53: 225-229.
|