» Haberin devamı...

NORVEÇ’TE AHŞAP BİR KASABA: STAVANGER

“Norveç'te bulunan bir kasaba olan Stavanger, ahşap mimarinin en güzel örneklerinden biri. Bu kasabada 18 ve 19. yüzyıllarda inşa edilmiş 150'den fazla ahşap ev bulunuyor. Ahşap evlerin yer aldığı bölge, kuzey Avrupa'nın en iyi korunan ahşap ev bölgesi ünvanına sahip. Tarihi Anıtlar Müdürlüğü tarafından sıkı kanunlarla korunan Stavanger ahşap evleri, tarihi geçmişinin adeta bir aynası niteliğinde. ”

Günümüzün modern yapıları çevremizi her geçen gün biraz daha fazla sarıyor olsa da dünyanın bazı yerlerinde ahşabın huzur veren sıcaklığı hala yaşıyor. Norveç'te bulunan bir kasaba olan Stavanger de ahşap mimarinin en güzel örneklerinden biri.

Orta ölçekli bir kasaba olan Stavanger ufak olması nedeniyle sıcak bir ortam sunuyor. Kasabada modern şehirlerin sahip olduğu hizmetler bulunuyor. Yaklaşık 114.000 kişinin yaşadığı bu sevimli kasabada uzak kavramı pek geçerli değil. Şehir sınırları içinde, birbirinden farklı çeşitli yerleri dilediğiniz gibi ve kolaylıkla gezebiliyorsunuz. Stavanger'de 18 ve 19. yüzyıllarda inşa edilmiş 150'den fazla ahşap ev bulunuyor. Ahşap evlerin yer aldığı bölge, kuzey Avrupa'nın en iyi korunan ahşap ev bölgesi ünvanına sahip. Tarihi Anıtlar Müdürlüğü tarafından sıkı kanunlarla korunan Stavanger ahşap evleri, tarihi geçmişinin adeta bir aynası niteliğinde. Bölgedeki ahşap evlerin bir kısmı özel mülkiyete ve bir kısmı da devlete ait. Ziyaretçilere açık olan bu bölge, ahşap severleri hiç bir ücret karşılığı olmaksızın güzel zaman geçirmeye davet ediyor. Stavanger'de ufak bir kasabada bulunmanın türlü avantajlarından ve çekiciliğini bulabiliyorsunuz. Dar sokaklarda ve geçitlerde yanyana sıralanmış ahşap evleriyle, arnavut kaldırımı yollarıyla, birbirinden şirin ufak dükkanlarıyla, hem kendinizi hem de çocuklarınızı tamamıyla güvende hissedebileceğiniz nezih bir ortam sunuyor Stavanger.

Kuzey Avrupa ülkelerinin çoğunluğunda olduğu gibi Stavanger de geçimini balıkçılıkla sağlayan bir kasaba. Bu nedenle civarda her türlü taze balık, bilhassa da karides bulmak mümkün. Bölgenin kökleri Buz Devri'ne ve Vikinglere kadar gidiyor. Şehrin sadece kendisi 873 yaşında ve ahşap evleriyle de işte bu geçmişi yansıtmaya devam ediyor. Ancak bölgede hüküm süren bu ahşap mimari sizi yanıltmasın; zira bu küçük kasaba aynı zamanda oldukça modern bir yapıya sahip. Geçmişini mükemmel bir biçimde koruyan Stavanger halkı sergilerle, festivallerle, tiyatro ve revü şovlarıyla birçok Avrupa şehrine taş çıkarıyor.

AHŞAP KASABA

Ahşap evler dünyanın yalnızca bu bölgesine özgü değil elbette ancak yangınlar, savaşlar ve bunların acımasız sonuçları bölgenin durumunu özel bir hale getirmiştir. Geçmişten günümüze korunabilmiş İskandinav ahşap yapı alanları, bu nedenlerden ötürü özellikle ilgi çekicidir. Bu yapıda olan, zarar görmemiş en geniş alan Stavanger'de bulunan ahşap evlerin oluşturduğu kesimdir. Ahşap evler yalnızca eski şehir merkezinde değil, merkezi çevreyelen yaşam alanlarında da bulunmaktadır.

Esasen Stavanger'de bugün bile inşa edilen binaların büyük bir çoğunluğu ahşaptır. Avrupa'nın hatta belki de dünyanın en büyük ahşap ev kasabası olan Stavanger'e bu anlamda oldukça önemli kültürel sorumluluklar düşmektedir.

Bölgedeki ahşap evlerin önemli bir bölümü 1850 ile II. Dünya Savaşı arasında inşa edilmiştir. Bu ahşap evler, klasikten işlevsele iki farklı tarzdadır. 1700'lerin sonundan 1860'ların başına kadar klasikçilik, oldukça geçerli bir moda şekliydi. Bu dönemin örneklerine Gamle Stavanger isimli bölgede rastlanabilmektedir.

18. yüzyılın ancak sonlarına doğru evler tercihen kırmızı ve tonlarında boyanmaya başlanmış. Stavanger'in özellikle eski kısımlarında oldukça tipik bir görünüm sergileyen beyaz ahşap evler, ilk defa 19. yüzyıl ortalarında meydana çıkmıştır. Bu tarihte boya malzemelerinin, kimyasalar ve çinko pigmentleri ile hazırlanarak moda haline gelmesinin ve oldukça da ucuza mal olmasının bu duruma katkısı olduğunu söylemeden geçmeyelim. Kasabanın 1860 yılında maruz kaldığı yangın sonrasında, şehir merkezinin kuzeyi tamamen küller içinde kalmış ve bu tarihten sonra da şehir merkezi ikiye bölünmüştür.

Stavanger'in kuzeyinde, sokaklar düzenli, dik ve alev almaz çatılı son dönem klasik stil evleriyle oldukça geniştir. Yüzyılın kapanışına doğru bu bölgeye İsviçre tarzı evler egemendi. Bunun en yaratıcı örneği, şu an halka açık olan Breidablikk malikanesidir. İsviçre tarzı evler genellikle iki ya da üç tezat renge boyanır. Bu yöntem ile evin görsel değeri ve güzelliği zenginleştirilmiştir.