» Haberin devamı...

İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmeleri’nin çalışmaları ile
AHŞAP İSKELELER YENİLENİYOR

Mimar Fazıl Ünlüsoy: “Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi‘nin çatısındaki yaklaşık 25 metre açıklığı geçmek için lamine ahşap kiriş kullandık. Diğer ahşap kaplamalarda emprenye edilmiş larex kullanıldı. Bu kaplamaların tamamı Türkiye’de yaptırıldı. Ahşabı taşıyıcı olarak kullandığımız bu yapım tarzının en büyük avantajı çalışmaların oldukça hızlı olmasıdır.”

İstanbul Deniz Otobüsü İşletmeleri, İDO’nun çalışmalarından bahseder misiniz?

İDO’nun kuruluş amacı İstanbul'un deniz ulaşımına ve trafik sorununun çözümüne katkıda bulunmak, kent içinde ulaşımın entegrasyonunu sağlamaktır. Bu amaca zamanla feribot alımları ile araç taşımacılığı da eklenmiştir. Marmara Bölgesi’nde hizmet veren 26 gemimiz var ve yatırımlarımız sürüyor. İDO’nun planladığı yatırımlarının yanı sıra T.D.İ. Şehir Hatları İşletmesi’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devri daha sonra Büyükşehir Belediyesi ve İDO arasında yapılan protokol gereği işletme izninin İDO’ya verilmesi yeni projeleri de beraberinde getirdi.  Aslında şehir hatlarının devri vatandaş üzerinde bazı endişelerin doğmasına neden oldu. Günlük hayatının vazgeçilmez bir parçası olan vapurlar artık el değiştirmişti ve yaşanacak gelişmeler bütün bir kenti ilgilendiriyordu. Halkın tüm kesimi gelişmeleri kendi meslek ve davranış biçimleri açısından incelemeye başladı. Mimarlık örgütleri ve bir kısım sivil toplum kuruluşları mevcut iskelelerin akibetini merak ederken, başka bir kesim gemiler ne olacak demeye başladı. Bizler sorunları biliyorduk ve sorulara hazırlıklıydık. Ekip olarak değişime hazırdık ve bir takım projeler geliştirmiştik. Hazırlıklarımızı da bünyemize bir mimar alarak, halkla ilişkilerimizi daha da güçlendirerek yaptık. İskeleler gemi ile ilk sıcak temas noktanız. Bu noktaların da modern hayatın gerektirdiği her kolaylığı yerine getirmesi gerekiyor. Şehir hatlarında devir işleminde ilk olarak envanter çalışmasıyla işe başlandıldı. Biz şehir hatlarından 91 iskele devraldık. Kadıköy, Haydarpaşa, Bostancı, Kandilli, Paşabahçe, Beykoz, Ortaköy, Arnavutköy, Kuzguncuk, Bebek, Emirgan iskeleleri aldığımız iskelelelerin sadece birkaçı. Bu iskelelerin büyük bir kısmı tarihi öneme ve değere sahip ahşap yapılar. Boğaz’ın yalıları ve iskelelerine baktığımızda ahşap dokunun uyumunu görebilirsiniz.

Devir işlemi bazı zorlukları da beraberinde getirdi. Planlamamıza esas teşkil edecek bir takım bilgilere ulaşamamız yeni bir hazırlığı gerektirdi. Geçmişi bilmelisiniz ki ona sahip çıkabilin. Edindiğimiz verilerin çoğu eksikti ama yine de öğrenmeye ve araştırarak geçmişi süzmeye karar verdik. Mevcut projeleri ve geçmişe ait tüm dökümanları şehir hatlarından almaya çalıştık. Bazı iskeleler kayıtlarda görünmelerine rağmen yoklar çünkü yıkıldıktan sonra yenileri yapılmamış. İDO olarak amacımız iskelelerin tamamını restore etmek ve bugün yerinde yok olmaya yüz tutan yapıları yeniden yaşatmaktır.

Aldığımız yapıların tamamını fotoğraf arşivlerinden inceledik. Arşivlerdeki veriler iskelelerin kent dokusu ile olan uyumunu çok iyi anlatıyordu. Öyleyse biz de kent dokusuna uyumlu olarak yenileme çalışmaları yapmalıydık. Sadece iskeleler değil aynı zamanda gemiler de büyük oranda tahrip olmuşltu. Gemi güvertelerindeki ahşap malzemeler zamanın ve rutubetin etkisi ile ahşap zararlıları tarafından istila edilmişti. Biz de gemilerle ilgili yapacağımız çalışmalara örnek olması bakımından Şehit Sami Akbulut Gemisi’ni Haliç Tersanesi’ne aldık. Şehit Sami Akbulut Gemisi Renovasyonu (yenilemesi) adındaki projemizi de böylece başlatmış olduk. Geminin A’dan Z’ye yenilenme çalışmaları başladı. Geminin görünüşünü bozmadan, hareket manevralarını geliştirecek bir takım makinelerin eklenmesi, ahşap zemin kaplamalarının değiştirilmesi can emniyeti için önemli olan parçaların değişimi, koltuk sisteminin yeniden düzenlenmesini sağlayarak geçmişten günümüze bir geçiş yapmayı planlıyoruz. Amacımız Beşiktaş Barboros Hayrettin Paşa İskelesi’ni de yenileyerek aynı anda Şehit Şami Akbulut Gemisi’ni de denize indirmek.

İDO’nun hedefi vatandaşlara deniz ulaşımı ile ilgili modern hayatın gerektirdiği alternatif çözümleri sunmaktır. Biz iskelelerde aslına uygun yenilemeler yaparken aynı titizliği gemiler için de gösteriyoruz. Denizcilik İşletmeleri’nden almış olduğumuz gemilerin hepsi denizdeki görevini sürdürecek. Önceleri yandan çarklı gemilerle boğazda ulaşım sağlanıyormuş. Elbette ki seçenekler arasında eski gemiler nostalji yaratacaklar. Nostalji oluşturmak elbette ki geçmişi net hatırlayabilen belirli yaştaki insanlar için önemli ama başka bir yaş grubu için de işe geç kalmamak veya bir yakadan diğerine vakit kaybetmeden geçmek daha fazla önem taşımakta. Bizce unutulmaması gereken bir önemli husus da çağın gereklerine cevap verecek ulaşım araçlarının denizlerimizde kullanılmasıdır.

Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi yenileme çalışmalarından bahseder misiniz?

Barboros Hayrettin Paşa İskelesi öncelikli projemiz oldu. Öncelikli projemiz olmasının sebebi buradan günde 15 bin kişinin geçmesi. Bu iyileştirme projesinde yapının tamamı ahşap değil. Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi‘nin çatısındaki yaklaşık 25 metre açıklığı geçmek için lamine ahşap kiriş kullandık. Diğer ahşap kaplamalarda emprenye edilmiş larex kullanıldı. Bu kaplamaların tamamı Türkiye’de yaptırıldı. Ahşabı taşıyıcı olarak kullandığımız bu yapım tarzının en büyük avantajı çalışmaların oldukça hızlı olmasıdır. Çatımız Samsun’da yapıldı. 20-25 günlük bir çalışma ile yapı tamamlandı. Sadece yapı değil lavabosu, turnikeleri, kapıları baştan aşağı yenilendi. Bu iskeleye otomatik kayar kapılar yerleştirdik. Isınma sistemini doğalgaza çevirdik. Aslında biz bu iskelede yapılması gereken her şeyi yaptık, tüm modern eklemeleri gerçekleştirdik. Ahşap da modern bir yapı malzemesi olduğu için burada ahşabı tercih ettik. Mimarların birçoğu ahşap kullanıldığında yapının modern bir görünüme sahip olmayacağını düşünüyor ama ahşap kadar modern bir yapı malzemesi bizce yok. Kentin yeni gelişen yerlerinde ahşap yapım teknolojisini öneririz ama ısrarcı olmayız çünkü mimaride kent dokusuna değişiklik yapılırken yapı malzemesinin seçimi etkili oluyor.

Bu projenin ardından yapılacak çalışmalarınız nelerdir?

Şu anda öncelikli olarak restorasyonları ve renovasyonları tamamlamayı ardından da bugün bilmediğimiz ama geçmişte birer iskele olan yerleri yeniden inşa etmeyi hedefliyoruz.

Restorasyonlar uzmanlık gerektiren çalışmalar, İDO iskele restorasyonlarında farklı kişilerden veya kuruluşlardan destek alıyor mu?

Akademisyenlerden destek alıyoruz. Restorasyon ve restitusyon çalışmalarımızı Y.T.Ü. akademisyenleri ve piyasada faaliyet gösteren birkaç özel mimarlık ofisi ile yürütüyor. Şuanda iskelelerimizin yenilenmesi ile ilgili projeler hazır, yaklaşık maliyetler belirlendi ve ihale süreci başladı. İhale edilirken de bazı kriterler var. Restorasyon projelerini yapan kurumların uzman olması ihalenin en önemli şartı. Bu firmalar dışarıdan bir müşavirlikle de desteklenip, denetlenecekler. Düşünün bir kere siz bir tarihi eseri restore ediyorsunuz oldukça titiz davranmanız gerekiyor. Kanunlarda da belirtildiği gibi Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan gerekli izinlerin alınması şart. Şu anda bizim üzerinde çalıştığımız restorasyon projelerinin gerekli izinleri alındı. Çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Tüm restorasyon çalışmaları aynı anda başlayacak ve kısa zamanda tamamlanacak. Çünkü iskelelerimizin kullanımları oldukça yoğun. Örneğin, Nisan 2005’te Kadıköy İskelesi’nden 1 milyon 26 bin, Beşiktaş’tan 115 bin yolcu geçmiş bu rakamlar aslında bize her şeyi anlatıyor. Kent dokusundaki tamiri ne kadar iyi yaparsak bu iskeleleri kullanan insanların mutluluğunun o kadar artacağını düşünüyoruz bu sebeple tüm projelerimizde elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

 

 » Ana Sayfa