» Haberin devamı...

Zeminden çatıya yapı çözümleri üreten firma
ODİN YAPI OSB İTHALATINA BAŞLADI

- Sizi tanıyabilir miyiz?

- 1965 yılında Solhan, Bingöl’de doğdum. Memur çocuğu olarak tüm Türkiye’yi dolaştım. 1982 yılında üniversite eğitimim için İstanbul’a geldim. Marmara Üniversitesi’nde Uluslararası İşletmecilik okudum. Eğitimimi bitirir bitirmez Cam Pazarlama A.Ş. firmasının satış bölümüne satış sorumlusu olarak girdim. 1991 yılında kendi firmamı kurdum ve 2000 yılına kadar yapı malzemeleri ithalatı yaptım. Avrupa’dan, Amerika’dan aldığımız malzemelerin Türkiye, Orta Asya ve Türki Cumhuriyetler’e pazarlamasını gerçekleştirdim. 2000 yılında firmamı kapattım ve bir danışmanlık firmasına ortak olarak girdim. Bir süre orada çalıştıktan sonra Odin firmasına girdim.

- Odin firması ile çalışmaya ne zaman, nasıl başladınız? OSB ithalatınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

- Odin’le tanışmam yapı malzemeleri ithalatımıza rastlıyor. Odin’le olan yakınlığım zamanla daha da arttı. O zamanlar benim aklımda OSB üretimi vardı. Odin’nin ortakları ile de OSB imalatı ile ilgili bazı görüşlerimi paylaştım. Üretiminin yapılabilmesi için uygun alanın araştırılması, teşvikler hakkında ön araştırmalar, makinelerin pazarlığı gibi birçok araştırma yapıldı hatta işin bütçeleri dahi çıkarıldı. Yönetim kurulu OSB’nin öncelikli olarak üretimini değil, temsilciliğini yapmayı uygun buldu. Eğer Türkiye’de OSB ihtiyacı daha da artarsa belki bir üretim düşünülebileceği fikri oluştu. Bu sebeple 1,5 yıl önce OSB ithalatı için firma araştırması yapmaya başladık. Odin hiçbir zaman kaliteden ödün vermeyen bir firma, ithalatını yaptığı tüm diğer yapı malzemeleri alanının en iyileridir. Bu sebeple aynı titizliği OSB’de de gösterdik. Amerika’dan, Çin’e, Kanada’ya kadar nerede bir üretici varsa hepsinin ürünlerini inceledik. Kiminin ticari yaklaşımını, kiminin ürününü beğenmedik ardından tüm eleme işlemlerini tamamlayınca Portekiz’deki Sonea firması ile çalışmaya karar verdik. Sonae firmasının fabrikası Almanya’da fakat bütün dağılım Portekiz’den yapılıyor. Almanya’daki firma ile Portekiz’deki firma arasında ticari bir bağ var. Bizim ticari muhatabımız Portekiz firması ve 7 aydır da ithalatımızı gerçekleştiriyoruz. Almanya’daki üreticimiz ahşap konusunda geniş bir yelpazede üretim yapan bir firma 14 fabrikası da ahşap sektörüne hizmet veriyor. Bu firmanın OSB’si bizim istediğimiz özelliklere uygun. Özellikle katıldığımız fuarlarda kullanıcıların şikayetlerinden de anladığımız gibi artık ucuz olsun da ne olursa olsun mantığı yerini kaliteli ürünlere yönelim başlamış. Ben OSB’nin nemden deforme olduğunu duydum, eğer siz çatıda uygun kalitede ürünü tercih ediyorsanız, o ürünün nem almaması gerekir. Odin olarak OSB’de optimum çözümü vermeye çalışarak uygun fiyat politikamızı belirleyeceğiz ama uygun fiyat asla kaliteden ödün vererek oluşmayacak. Maalesef Türkiye’de hala çatıda OSB 2 kullanılıyor. Müşteri şikayetleri arttıkça insanlar bize OSB 3 fiyatı sormaya başladılar bu da bize doğru bir karar aldığımızı gösteriyor. Şuanki talepler beklentilerimizi karşılıyor. Bu işe yatırımımız da her geçen gün devam ediyor, şuanda 1200 m2’lik bir depo yaptırıyoruz.

- OSB’nin teknik özelliklerinden, kullanım alanlarından bahseder misiniz?

- OSB’nin kullanım alanları oldukça geniş, bu alanları 4’e ayırabiliriz.  Asıl kullanım alanı inşaat sektörüdür. Bir yapıda zeminden çatıya kullanımı mümkün, kullanıldığı bir diğer sektörde ambalaj sektörü, bazı ürünlerin uluslararası ticaretinde OSB kullanılmaya başladı. OSB ambalaj sektöründe kontrplağa alternatif bir ürün, fiyatı çok daha uygun. OSB mobilya sektöründe kullanılıyor fakat henüz kullanılması gereken düzeye ulaşmış değil.  Bir diğer kullanım alanı da kask ve kaykay yapımı gibi değişik ve özel amaçlı ürünlerdir. OSB’nin bu kadar çeşitli sektörlerde kullanılmasının sebepleri, ucuz olması, bağıl neme dayanımının yüksek olması, mukavemetidir. Bu üç özelliği birarada isteyen her sektöre hizmet edecek bir ürün, öyleyse sektörleri arttırmak da mümkün. Esasında bu bir ahşap yapı malzemesi ve bir norma sahip, bu ürünü kim yaparsa yapsın bu normlara uyup uymadığı çok önemli. OSB, 4 ayrı standartta üretilmektedir. OSB 1, OSB 2, OSB 3, OSB 4. İnsanlar çoğu kez OSB1’in en yüksek standartta olduğunu düşünüyorlar fakat en yüksek standatta olan OSB 4’tür. OSB 3 ile OSB 2 en çok kullanılan kalite sınıflarıdır. Bu iki kalite sınıfının arasındaki fark da bağıl nem dayanımlarının farklı olmasıdır, bu sebeple eğer çatıda kullanıyorsanız OSB 3’ü tercih etmeniz gerekir. Bu ürünün yalın olarak kullanımı zaten çok az, bazen mimarlar bunu yalın olarak tercih ediyorlar. OSB aslında bir tamamlayıcı ürün, zeminde kaplama malzemesinin altında, cephede kaplamanın veya nem bariyerlerinin altına uygulanması da tamamlayıcılığını gösteriyor. Kullanım alanlarına göre kalite sınıfını belirlerseniz hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. Kalitede bizim gibi ısrarlı olan firmaların en büyük handikabı fiyat, OSB 3, OSB 2’den üç kuruş daha pahalı ve tercih ucuzdan yana, bu sebeple biz 3.5 şiddetinde bir depremde evleri yıkılan birkaç ülkeden biriyiz. Bu sıkıştırılmış, yönlendirilmiş bir levha, üretimde formaldehitinden çalarsan, presin basıncını ayarlayamazsan üretimin tabii ki sıkıntılı olur.

- Nasıl bir pazarlama ağı oluşturmayı düşünüyorsunuz?

-  2005 yılı için henüz bir pazarlama ağı oluşturmayı düşünmüyoruz, şuanda firmamızın bu yükü kaldıracak gücü var. Şuanda bekle gör politikasını uyguluyoruz diyebilirim. Biz Türkiye pazarına bu malzemeyi getirmeden sadece reexport yaparak da istediğimiz rakamı tutturabiliyoruz. Bizim inşaat sektörünü tercih etmemizin sebebi inşaat sektörünün ülkemizde ana sektör olmasıdır. Yaşadığımız son krizden sonra bırakın yenilemeleri yeni bina bile yapamıyoruz. Bu durumun bu sene sonuna doğru değişeceğini düşünüyorum. Biz çok daha emin adımlarla yürümek istiyoruz. Bu sebeple bekleyip görüp daha sonra yatırım yapmak istiyoruz. Pazarlama ağını oluşturmada aceleci davranmıyoruz. Zaten birçok ülke ile iletişimimiz var. Ukrayna, İran ve Türk Cumhuriyetleri ile ticaretimiz var. Irak’ta şuanda savaş döneminin bitmesini bekliyoruz. Orada da ciddi çalışmalar yapabileceğimizi düşünüyorum. Son zamanlarda başbakanımız Afrika gezisi yaptı. Biz yıllarca Afrika’yı bir pazar olarak görmedik. Bugün Cezayir Fransa’nın pazarı, din ortaklığımız olmasına rağmen biz yeterince ticaret yapamıyoruz. Özellikle bizim coğrafyamızda siyaset her zaman ticareti etkiliyor. Bu sebeple atılacak adımlar dikkatle atılmalı diye düşünüyorum.

- Türkiye‘deki OSB pazarı hakkında bilgi verir misiniz?

- Türkiye’de yıllık 2 milyon m2’lik bir kullanım var. Bu çok kesin bir veri değil fakat aşağı yukarı şuanda böyle bir durum sözkonusu. 3 yıllık bir dönem sonunda bu rakamın 3 milyon m2’ye ulaşması bekleniyor. Bu araştırma bilimsel bir araştırma değil fakat biz çalışmalarımıza başlamadan önce böyle bir veri elde ettik.  İnşaat sektörü canlanmaya başlayacağı için talebin artması kaçınılmaz olacaktır. Bugün ülkemizde bir OSB üretimi yapmak sözkonusu olabilir fakat şuanda kurulacak tek bir fabrika pazarın tüm ihtiyacını karşılayabilir. Ülkemizdeki bir sıkıntıya daha değinmek istiyorum, İstanbul’da üretime başlayan bir fabrika önce İstanbul ardından Marmara Bölgesi ardından da Türkiye’yi hedef pazar olarak düşünür, eğer birkaç ülkeye de ihracat yapıyorsa o firma zaten güçlenmiş bir firma olarak kabul edilir. Bugün her alanda üretimi ile karşımıza çıkan  Çin firmalarının hedef pazarını tüm dünya olarak görmeleri onlara çok büyük atılımlar yapma fırsatı veriyor. Eğer pazar geniş tutulursa dönüşümler de bu genişlikten nasibini alır. Bizim asıl görevimiz ticaret yaparak bu ülkeye değer katmaktır.

 

 » Ana Sayfa