|
AHŞAP
İŞLEME MAKİNELERİ YENİ YATIRIMLARLA GELİŞİYOR

Aslı Yaman: "Aynı
ürünü üreten firmalar diğer rakip firmaların yaptığını kopya etmekten
vazgeçip; pazarımızda üretilmeyen ancak ihtiyaç duyulan diğer makineleri
üretmelidirler. Ar-Ge' ye önem vermeli, yeniliklere açık olmalı ve "günü
kurtarmak politikası" yerine geleceğe yönelik adımları atabilmeliyiz."
Ülkemizde özellikle
son altı yılda yaşanan ekonomik sıkıntıların ardından, gün geçtikçe
hem piyasa değeri hem de pazar payı artan ahşap sektöründe, zemin kaplamalarına
yönelik yapılan araştırmalar neticesinde yeni yatırımların önümüzdeki
yıllarda daha da artacağı ortaya çıkmıştır.
Elbette sadece ahşap sektörü değil, tüm dünyada çeşitli sektörler genel
bir kriz ortamı içerisindedir. Bu nedenle Avrupalı bir çok firma mevcut
ve geleceğe yönelik yatırımlarını daha çok Romanya gibi Avrupa Birliği'ne
aday olan ülkelere ya da Rusya, Ukrayna ve Türki Cumhuriyetler gibi
vergi ve maliyet avantajlarının olduğu ülkelere kaydırmaktadırlar. Avrupa
Birliği'ne aday üye olabilmek için önemli günler ülkemizi de beklemektedir.
Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin adaylığı için sahip olduğu bakış açısı
hakkında AB komisyonu'nun 6 Ekim'de açıklayacağı rapor itibariyle genel
bir tablo oluşturulabilecek ve sonuçları neticesinde ilerleyen dönemlerde
ülkemize bu tip yabancı sermayenin daha çok gelmesi de sağlanabilecektir.
Son açıklanan verilere göre ülkelerin çektikleri yabancı sermaye miktarlarına
baktığımız zaman ülkemizin çok aşağı sıralarda yer aldığını görüyoruz.
Romanya, Macaristan, Bulgaristan gibi ülkelerde bu oranlar milyar dolarlarla
ifade edilirken ülkemizin bu yatırımlarda payı milyon dolarlara gerilemiştir.
Unctad'ın verilerine göre ülkemize geçen yıl doğrudan giren yabancı
sermaye 586 milyon dolar, vatandaşlarımızın yurtdışındaki yabancı sermaye
yatırımları ise 499 milyon dolar; yani net doğrudan yabancı sermaye
girişi 87 milyon dolardır. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artması
ya da düşmesinde önemli rol oynayan "Şirket Evlilikleri" kalemi
sanırız ülkemizde ilerleyen dönemlerde artacaktır, bu da yabancı sermaye
girişinin artması anlamına gelecektir.
Ahşap sektörü veya ağaç sanayi makineleri imalatı gelişmeli ve diğer
sektörlere göre durumunu güçlendirmelidir. Yapılan gayretli çalışmalara
rağmen sektörümüz çalıştırdığı eleman sayısı ve ihracat rakamları itibariyle
yetersizdir. Ülkemizde rekabet, fiyat ve kalitesizlik ikileminden henüz
kurtulamamış olduğundan birçok alıcı önceliği fiyata vermektedır. Üretici
de malını satmak zorunda olduğundan kalite ve hizmette yeterli verimliliğe
ulaşılamamaktadır. Bu tip verimsizlikleri önleyebilmek için kalite ve
satış sonrası hizmetlere önem vermeliyiz. Aynı ürünü üreten firmalar
diğer rakip firmaların yaptığını kopya etmekten vazgeçip; pazarımızda
üretilmeyen ancak ihtiyaç duyulan diğer makineleri üretmelidirler. Ar-Ge'ye
önem vermeli, yeniliklere açık olmalı ve "günü kurtarmak politikası"
yerine geleceğe yönelik adımları atabilmeliyiz. Bu nedenle de öncelikle
kaliteye önem vermeli, yaptığımız ürüne inanmalı, özellikle kriz ortamlarında
kısır döngünün içerisine girmeden uzaktan bakabilmeye çalışmalıyız.
Elbette tüm bu noktaların
yanı sıra gözardı edilmemesi gereken diğer önemli konu ise "yerli
üreticiye" destek verilmesidir. Yerli sanayinin gelişmesi sadece
teşvik ya da yaşanan sıkıntıların geçmesini bekleyerek değil, aksine
üretici, tüketici desteğinin içinde olduğu takım çalışması ile olabilecektir.
Bunu da yarını belli olmayan Uzakdoğu mallarına yönelmek ya da yabancı
hayranlığından kurtularak başarabiliriz. Sahip olduğumuz kaynaklar,
girişimcilik ruhu ve inancımızla tüketicinin biz üreticilere vereceği
destek, en iyi ürünü ortaya koymamızı istemesiyle, bunun için de sadece
ucuz ürün aramaktan vazgeçip piyasa dengelerini dikkate alarak bir takım
fedakarlıkları yapmasıyla olacaktır. Böylece yerli üretici de en azından
işin başlangıcında gereken desteği alabilmiş ve dünya standartlarında
üretebileceği ürün için uygun ortamı bulmuş olacaktır.
57 yılın vermiş
olduğu tecrübeye dayanarak açıkca diyebiliriz ki "her makina her
yerde yapılabilir", ancak önemli olan makinanın bilgi birikimi
ile harmanlanarak müşteriye sunulmasıdır. Bizler de son yıllarda, projelendirmesini
yaptığımız her ürünümüz için olduğu gibi, uzun araştırmalar neticesinde
ülkemizde henüz üretimine geçilmemiş, ancak ihtiyaç duyulan ve katma
değeri yüksek olduğuna inandığımız lamine-laminat parke üretim hattı,
lamine parke kontakt presi gibi bu tip parkelerin tamamlayıcı makinalarını
sektörümüze kazandırmaya çalıştık.
Yeni dönemle birlikte Optı-Cut (kusur giderici) kesim yapan makina üretimine
geçtik. Opti-Cut Kusur Giderici makinasının en önemli özelliği servo
motor uygulamasıyla PLC kontrollu olması ve en son kullanılan teknolojik
bilgileri kapsamasıdır. İç pazarda alım gücüne uygun olacağını düşündüğümüz
bu makinalar ahşabı en uygun ve hızlı şekilde kesmek sureti ile üretimi
arttırdığı gibi firmaların fire kaybını da azaltarak ülke ekonomisine
katkı sağlayacaktır.
Bilgiye dayalı düşünce
tarzı ile devam edebilirsek, fırsatları da kaçırmamış oluruz. Yakalayabileceğimiz
fırsatların bazılarını ya da çoğunu ülkemizde ve yurtdışında katıldığımız
fuarlarda elde edebiliriz.
|